Bugün günlerden cumartesi, dünkü sessizlik bugünün habercisi...
Sevgili uykucuğum; yastığımın altına saklasam her ihtiyacım olduğunda çıkarsam seni... Niye kaçıyorsun benden, ben sana naptım haaaa... Seni kimler alıyor her sabah benden? Böyle sabahın köründe sessizce terk ediyorsun beni hemde bir Cumartesi gününde ve saat 6.30 alooo millet daha eğlenmeden yeni evine dönüyor sende gidiyosun senin yaptığını Çorum'lu bile yapmaz.
Halbuki daha uyumak hatta 3 saniyede olsa o uzun rüyaları görmek istiyordum yaaa oldumu şimdi? En son karşı komşularımı görmüştüm rüyamda, oradanda evimi izliyordum sapık gibi.
Süpermen bile zorlanmadan benim camımdan onlara sıkıntısız atlayabilir o kadar yakın yani hatta akşamları ışıkları yandığında parmak uçlarına kadar görebiliyorum birde gri dudak şeklinde koltuklarında kırlentleri varya, bitiyorum bitiyorum gri dudakmı olur, yakalarsam birgün yolda sorucam çokmu aradın diye!!! Neyse o ayri konu "Ev alma komşu al" derler ya, bence yanlış demiş Atalarımız, hiç birini alma kirada otur canın sıkıldıkça taşınırsın. Ne o senelerce ağaç gibi aynı evde aynı komşular aynı sokak, kök salmış şekilde. Benlik iş değil, yok kalamam aynı yerde hep yeni keşifler yapıp yeni insanlar tanımam lazım o kadar.
Ahhhh aklıma eski evimdeki kötü kedi Şerafettin düştü acaba daha yaşıyormu? Mart ayıda yaklaşıyor, çok fenaydı çoook sabah 5 aksam 23 durmadan zırlıyordu çatıda, hadi doğanın kanunuda gündüz vakti dururken saatini şaşırıyorsun tekircik. Az bişeyler fırlatmadım o çatıya hani kediyi sevmediğimden değil beni zamansız zırlamasıyla uykumdan etmesinden. Sanki şehrin bütün çatıları yıkılmışta tek benim çatı kalmış :) Kedide biliyo işide ben çakmadım davayı....
Şerafettin içimdeki hayvan sevgisini öldüremedin yinede seviorum öküzleri ;)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder